Şentop baltayı taşa vurdu… Üzerindeki kıyafetlerin sırrı – Güncel

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, “Batıdaki insanlar gibi giyinenler, yüzünü, saçını, batılı insanlar gibi yapanlar modern, bilgili, zeki, kültürlü insanlar olarak zannediyorlar. Bir kısım insanların ne olduğunu ve kasten yapıyorlar” dedi. Bu sözler söylerken Mustafa Şentop’un üzerinde pantolon, gömlek, ceket vardı…
Gazeteci yazar Soner Yalçın batıdan içerikle ilgili bir köşe yazı yazmıştı.
Soner Yalçın’ın yazının ilgili bölümü şöyle:
“Cumhurbaşkanı Gül hayatta ilk smokini ne zaman giydi? Başbakan Erdoğan neden hiç papyon takmıyor? Kravatı ilk kullanan padişah hangisiydi? İslamcı çevreler kravatı hala “medeniyet yuları” olarak mı görüyor? Kravat takmayan Ahmedinejad, Katolik İspanya’nın resmi tulumunu giydiğini biliyor mu?
Cumhurbaşkanı Abdullah Gülda ilk kez; 14 Mayıs 2008’de, İngiltere Kraliçisi II. Elizabeth’in onuruna Çankaya Köşkü’nde verilen yemekte papyon taktı.
Kurumların kuralları kuralları ve kurallara uyulması saygının bir anlatılması. Cumhurbaşkanı Gül doğru yapmıştır.
Genelkurmay’ın 30 Ağustos’ta Gazi Ordu’nde vermeun da protokol kuralları Ağustos. Koyu renk, smokin, papyon vs.
Çoğu kişi papyonu. Giymemek için geliyor. Kişisel tercihtir. Ancak insanlara uygun yere ve zamana göre giyinmesi adab-ı muaşeret gereğidir.
Kraliçe II. Elizabeth için papyon takan Cumhurbaşkanı Gül’ün, zafer bayramında da sistema uyması idi. yaptı. Niye?
Yapmaması konusunda, “eşleri türbanlı olduğu için davet edilmeyen AKP’liler protesto için papyon takmıyorlar” gibi pratik uygulamalar. Sanmıyorum.
Ancak bu papyon meselesinden yararlanıp kafamdaki bir çok amaçlı kullanım…

PAPYONLU ERBAKAN

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kravat takıyorlar. Papyondan nefret ediyorlar.
Bu durum sadece onlara özgü değil; AKP ve Milli Görüş çizgisinde olan İslamcılar papyonu sevmiyor.
Hatırlayınız Necmettin Erbakan renkli, desenli, parlaklar takardı. Ama Erbakan dışında hiçbir gün papyon takmadı.
Peki neden? Sonra ne çekildi; kravata alışanlar papyona neden karşı oldu?
Mesele modernleşme ile hesaplaşma ise, neden takıyorlar?
Hadi kravatı benimsediler. Niye papyon nefret ediyor; bir olsun geceler takmıyorlar mı?
Dünün İslamcı aydınları; Mehmet Ali Ayni, İsmail Hakkı İzmirli, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Ahmet Avni Konuk, Sühely Ünver, Hasan Reşad Sığındım, İsmet Binark vb İslamcı aydınlar papyon severdi.
Rıfai Şeyhi Kenan Rıfai papyon takardı.
Sonra ne oldu?

OTUZ YIL SAVAŞLARI

İslamcılar’ın kravat-papyon hakkında kafa karışıklığı yaşamasını ister.
Bunu başarmak için, “Avrupa’nın iç yapısı” diyeceğimiz Otuz Yıl Savaşları’na (1618-1648) kadar gitmemiz gerekiyor
Çünkü:
Katolik ve Protestanlar arasındaki bağlantının bu savaşın yaygınlaşmasına neden olur. 1635’te savaşa para başına Hırvat askerlerin tulumlarında, bütün boynu sardıktan sonra doğru sarkan püskülleri vardı.
Hırvat askerler Fransa’ya tercihlerinde bu boyunbağları çok beğenildi.
Fransa Kralı XIV. Louis süslenmeye pek meraklıydı. Kravatı çok sevmesi bu aksesuarları simgelerini simgeleyen simgeler.
Ve taç Fransız aristokratları arasında da moda oldu. Ve yeni bir sözcük doğsun: Cravate!
Fransızca bir sözcüklerle normal olarak “Fransızca-Türkçe Sözlük” yazımıyla uğraşan Gazeteci Doğan Yurdakul’u aramak elzem oldu.
Bugün giydiğimiz kıyafetlerin adı kelimeden gelmekteydi.
Örneğin; kravat (dş.): boyun bağı, kravat; eski Hırvat atlılarının boyunlarına bağladıkları fular…
Kimi, İngilizce’de Fransızca’da Hırvat “Croater” söylenseler de, buna kimseler itibarsızdır. Neyse bizim konumuz kökeninin değil. Devam:
Kravat hayatta’da doğmak, eğitim amaçlı ama onu tanımaktan İngilizler oldu. Sanayi devrimiyle birlikte İngilizler kravatı, modern erkek kıyafetlerinin en önemli aksesuarı beraberinde getirdi.
Gerçekleştirecek hale getirmek Kravat’ı yarattı. beyaz kravatı muhafazakar, siyah kravatı liberaller ve kırmızı kravatı devrimciler taktı.
19. Fransız yazar George Sand kravatı feministler arasında moda yaptı. Artık kadınlar da kravat takıyordu. Ancak pek yaygınlaşmadı.
Gelelim papyona…
Papyon dünyanıza aynı kravatta olduğu gibi Fransızca’dan geldi: Papillon, kelebek anlamındaydı. Nœud papillon: papyon kravat.
Papyonu moda getiren ünlü İngiliz gücü Lord Byron (1788-1824) idi. Ulusal inançlarının gönüllü savaşcısı, gömlünün papyonla bağının yetersiz olduğu, son verdi. Papyon’un büyük uçakları arasında çok sayıda taraftar buldu.
Bu bilgilerden sonra kravat ve papyonun bizim topraklarımızdaki seyrine bakalım…

KRAVAT TAKAN PADİŞAH

Kravat Osmanlı’ya 19. geldi.
Buleşme gibi Osmanlı’da modern dönem/çabalarının dönemidi. Batı’nın uygar hayatı Osmanlı’ya adab-ı muaşeret olarak yansıdı.
Kravatı ilk takan padişahın Sultan Abdülmecid olması da rastlantıydı.
Sultan Abdülmecit Batı modernizmine hayrandı.
Eh padişah takar da tebaası durur mu? Önce aydınlar sonra bürokratlar başlayacak.
Kravat, Osmanlı-yazmışları arasında pek çok sevilirken, mutaasıp çevreler tarafından dışlandı. Onlara göre kravat “medeniyet yuları”ydı.
Medrese çevresi, gavurluğun ABD’de evcil hayvanlara karşı mesafeli. Bu karşı koyucu Batıyı reddeden Mehmet Akif Ersoy gibi aydınlar yıktı. Ve İslamcılar kurskrasi içinde yer almaya başlayacakkçala tanışmalar. Bu tabii ki özellikle Cumhuriyet döneminde oldu.
Ancak bugün bile kravata karşı olan radikal İslamcılar var:
Örneğin, bizdeki Abdurrahman Dilipak gibi, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejat da kravat takmıyor. Ona göre, kravat Batı’nın simgesi!
Peki kravat takmayan Ahmedinejad neden Batı’nın kıyafetlerini giyiyor?
İran Cumhurbaşkanı takmıyor, ama ceket, pantolon, gömleği reddetmiyor.
Aslında protesto etmesi gerekeni giyiyor!
Takım 16. İspanya’da ortaya çıkan elbise. Hem de, Müslüman Yahudileri’nin kovan İngiltere’de İngiltere’nin hüküm sürmesi ve bir zamanlar!
Kravati protesto eden Ahmedinejad, despot Katolik İspanya İmparatorluğu’nun resmi kıyafetini giyiyor!
neymiş; küçük şahsiyetler, kişilerle uğraşır; vasat şahsiyetler, olaylarla/şekillerle uğraşır; büyük şahsiyetler, bakırla uğraşır.

PANTOLON GİYENE DAYAK

Osmanlı’da takım elbise Tanzimat döneminden sonra giyilmeye başlandı. Kolay da olmadı. Sultan II. Mahmud saray görevlileri Hüsnü ve Avvnialari giyim ürünleri giydirip, sevilenleri için çarşıya gönderildi. Güvenlik güçleri Hüsnü ve Avni Ağaları’ndan yararlanılır!
Takım elbisenin aşama aşamaları giyildi.
Örneğin, İstanbullu terzilerin “buluşu” İstanbulin vardı. Tanzimat’ın resmi kıyafeti İstanbulin oldu.
İstanbulin’in gögsü üzerine dönük kolalı gömlek, yaka ve bağlı olmadan giyilebiliyordu. Bu aksesuarlarla birlikte giyilen “Redingot” denildi. Sultan II. Abdülhamid döneminde Redingot yaygınlaştı. Ancak bu kıyafetle abdest almak zor olduğu için bunu giyenlere “beynamaz” adı verildi.
Uzatmayayım: hepsi kalmış durumda.
Artık Türkiye’de herkes takım elbise giyiyor. Kimse de bunu yadırgamıyor. Ürün tasarımından dolayı takmayanlar var.
Benim meselesim Ahmedineja gibi kravatı Batı’nın küçültülmesi. Nereden baksanız komik.
Çünkü bu çevreler, Fransa’da ortaya çıkan iskarpin giyiyorlar. İtalya’nın insanlığa armağanı pantolonu üzerlerinden hiç çıkarmıyorlar. Artık pantolon giyecek (culotte) muhtemelen yok.
Gömleğin anavatanı pek belli olmayanla birlikte 1500’lerde Batı Avrupa’da giyildiği biliniyor. Tişörtün Türkiye’ye 1970’li içerikli çoğumuz biliriz. Kimsenin gömleğe, desene ve benzerlerine bir desen yok.
Varsa kravat yoksa ya da papyon düşmanlığı!
odatv.com

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *