Selçuk Yöntem: Aldatılan adam ezik görme büyük hata, ‘Boynuz’lu gibi sözler çok çirkin

Selçuk Yöntem: Aldatılan adam ezik görme büyük hata, 'Boynuz'lu gibi sözler çok çirkin

‘Sevda Mecburi İstikamet’ muhteşem bir film olmuş. Siz nasıl hissediyorsunuz?

İyiyim ve çok heyecanlıyım. Büyük bir coşkumuz var. Güzel bir ekip, güzel bir senaryo. Çağan Irmak çok güzel bir senaryo yazdı. İzleyici, beklemeyle değil, görerek bir anlam kazandıracak kendisine.

Sevda, senin hayatın da mecburi istikamet mi?

Tabii ki benim hayatım sevginin ve sevdanın çok evrensel bir anlamı var. Hepimizin mecburi istikametinde olması gerekiyor sevdan, paylaşmanın. Hatta vicdanın, ahlakın mecburi istikamet olması gerekiyor.

Canlandırdığınız Selim Erensoylu karakteri de bir karakter… Benzer yanlarınız var mı?

Selim Erensoylu bütün aktörlerin yaşamı birer nokta atışı yapıyor. Çünkü onun aktörünün kendi yaşamında, geçmişten bugüne kadar olan değerleri vardır. Her aktörün düşmanı Selim Erensoylu’nun yaşadığından kaçanlar vardır.

Selin Şekerci ile baba kızı oynamak nasıldı?

Gayet güzel. Selin, çok yetenekli, pırıl pırıl pırıl bir genç oyuncu. İyi bir ekip, iyi bir baba kızdık. Enerjimiz çok tuttu.

SEYİRCİYLE GÜZEL BİR DOSTLUĞUMUZ VAR

Size “Şiir gibi adam” diyorlar ve hemen herkes çok karizmatik bulmak sizi…

Güzel bir alışverişimiz var. Sanat, sahnede canlı performans ama ekranda da perdede de yaptığınızı yansıtmaktır. Bu seyirciye samimi bir şekilde geçiyorsa doğru bir şey var demektir. Ben de bu alışverişin çok güzel olduğunu düşünüyorum.

Kırmızı çizginiz var mı?

Onu projeye ulaşamadığım ama çok olumsuz, çok kötü şiddet içerdiğinden hoşlanmam.

Erkek seçimine dair ne söylersiniz?

Korkunç bir şey. gerçekten geçici verici. Ben bu kadar basiretsiz, korkak, dengesiz varlıklara inanmak istemiyoruz. Eğitim sisteminin köklü bir değişimi lazım. Topluca el birliğiyle buna bir çözüm bulmamız lazım.

İNTERNET ÇIKTI MERTLİK BOZULDUŞU TELEFONLARA NE GEREK VARDI?

Herkes çok mutsuz, ne değişti sizce, insanlar neden bu kadar tahammülsüz?

Pandemi ve ekonomik koşullar çok şey sunuyor. Ayrıca internet çıktı, mertlik bozuldu. İnsanlar daha çok bireysel zenginliğini yaşamaya başladı kendine göre. Bu da paylaşımı yok ediyor. Robotlaşıyorsunuz. Keşke bu duacı. Şu telefonlara ne gerek vardı?

Ciddi ihtiyaç ama!

İhtiyaç doğal ki ama bizim zaten sahiplenebildiğimizi karşılamıyor muyuz? Saldırganlar yaşıyorlarsak yani! Bir kere okuduğun sözü tutuyordun. Bir kere hayatta kalma disiplinli olabilirsin. Yararlı, güzel bir şey ama biz onun boyutunu kaçırıyoruz.

HAYATI ÇOK GÜZEL YAŞADIM

“Hayatı güzel yolculuklar” diyebiliyor musunuz?

Elbette. Aslanlar gibi hem de. Gayet olması gerektiği gibi davranmak. Siz istediğiniz kadar sitem edin, isyan edin ama olan oluyor. Yaşadığınızı yaşamış oluyorsunuz. Bunu ya kabul edecek ve bununla mutlu olacağını ya da buna isyan edebilir. İsyan bağlantılarının hiçbir anlamı yok. Ben hayata, yaşadıklarıma teşekkür ediyorum.

Ülkeye baktığınızda ne göreceksiniz?

kesinlikle umutluyum. Hakikaten enseyi karartmamak lazım. Ömer Seyfettin’in çok güzel bir lafı vardır, “Umut insanın yaşadığı öten geveze bir kuştur” diye. O kuşun ötmesi lazım, yoksa hayata tutunamayız.

ADNAN BEY DİYE ANILMAK BENİ RAHATSIZ ETMİYOR AKSİNE MUTLU EDİYOR

Aşk-ı Memnu final yapalı neredeyse 12 yıl oldu ama biz halen tekrarlarını izliyoruz. Unutamıyoruz ve siz halen çoğu insan için Adnan Bey’siniz. Bu, sizi rahatsız ediyor mu?

Niyet, mutlu ediyor. Seyirci o karakteri çok sevdi. Her yıl iki kez yayımlanıyor ve tazeliğini hiç yitirmiyor. Konu olarak ve yapım olarak da tazeliğini yitirmiyor. 12 yıllık o jargon, o kostümler, eskimiyor. Müzik bile öyle. Bıraktığınız yerden tekrar izliyorsunuz. Ben bile görürüm.

“Adnan Bey yüzünden aldatılan adam imajı üzerime yapıştı” diye sitem olmuyor mu?

Yoo! Aldatılan adam imajının yapışmasını değil de aldatanı konuşmak lazım. Aldanan değil aldatandır. Aldatılan adama üzülerek görerek yanlış bir şey yok. Çünkü o gayet namuslu, güvenli ve temiz bir şekilde hayatını yaşıyor. Aldatılan adam ezikliği, boynuzlu gibi çirkin söylemler, toplumun yarattığı çok kendine özgü laflar. Böyle kırmamak gerekiyor. Her kim ne yaparsa kendine yapar, kendini aldatır aldatan….

.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *