Pençe-Kılıç Hava Harekatı, fizik kimya ilişkisi ve kara harekatının ayak sesleri

Dün bu köşede üst düzey bir güvenlik kaynağına atfen bakma, “Yapmayı planladığımız asıl operasyon bu değil” diyor;

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la Katar’a katıldığımızda sohbette kullanıyor, “Hava harekatıyla sınırlandırılmayacak” anlatım…

Ve dün yeni beyanatlarla ayak seslerini biraz daha net bir şekilde duymaya başladığımız muhtemel bir “kara harekatı…”

Artvin’de Yusufeli Barajı’nın açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pençe-Kılıç hava harekatının birkaç yazılımı uçak, top atışı ve SİHA’larla sürdürüldüğünü hatırlattıktan sonra, “En kısa sürede tankımızla askerimizle birlikte kökünü kazıyacağız” dedi.

MİLLİ SAVUNMA BAKANI HULUSİ AKAR’IN SÖZLERİNE DİKKAT!

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar dün TBMM Planı ve Bütçe Komisyonu’nda, harekatın kapsamı ve yönlendirmelerine yönelik önemli açıklamalar yaptı.

Daha önceki sınır ötesi harekatların da kurduğu temel hukuki zemin olan Birleşmiş Milletler 51’inci maddeye (Meşru Müdafaa Hakkı) atıf yaptı, vurulan hedefler dışında ‘sakınılan’ amaç tek tek sıralayıp, kara propaganda peşinde koşanlara cevaplar verdi.

Özenle seçildiği belli olan bu ifadeleri aktaralım:

– BM Şartı’nın 51’inci maddesinde belirtilen meşru müdafaa hakkı kapsamında ve uluslararası hukuka uygun,

– Komşularımızın evliliğine ve egemenlik haklarına toprak,

– Sadece ve sadece terör unsurları hedef görevi,

– Dini ve etnik kökene kullanımda masum insanlar başta olmak üzere tarihi, dini, kültürel dokular, hastaneler, sivil altyapı ile çevrenin korunmasına ve korunmasına hiçbir ordunun göstermediği kadar azami dikkat ve hassasiyet gösterilerek icra edilmektedir.

“TÜRK VE KÜRT KARDEŞLİĞİ ÖLÜMSÜZDÜR, EBEDİDİR”

Milli Savunma Bakanı Akar’ın konuşmasında altı çizilmesi gereken iki husus daha var.

İlke, bu tür sınır ötesi operasyonlar yürütürken özellikle uluslararası büyük medya kullanımının kullandığı ‘problemli dile’ yönelik sert tepki ve ‘doğru yerde’ vurgulu bir dille tekrarlanması.

PKK/YPG’ye hava terörü yapılanmasına yönelik operasyonları Kürtlere yapılan saldırı olarak sağlama alışkanlığı/ısrarından söz ediyoruz.

Batı medyasında özellikle bu alışkanlık/ısrar hali kendisine çok belli ediyor.

Ve tabi ki bu ısrarın kullanılması kötü niyetli…

Bakan Akar’ın dünkü konuşmasında, bu anlamlı çarpışmaya karşı güçlü, yerdeki sert vurgular vardı.

“İçeride ve yaygın olarak yapılan diğer bir kara propaganda da terörle mücadelemizin Kürt kardeşlerimize karşı olduğu iftirasıdır.” dedi,

“Bu yalandır, alçaklıktır. Suni gündem oluşturmak çalışan fitne ve fesat yuvalarının beyhude çabalarıdır” diye devam etti,

“Bir kez daha kutlamak isterim ki; bütün dünya duysun bin yıldıran bu coğrafyayı, ekmeği, suyu birlikte paylaşan Türkler ve Kürtler kardeştir. Fitne ve fesat yuvaları çatlasalar da patlasalar da bu kardeşlik ölümsüzdür, ebedidir.” Diyerek başardı.

“FİZİKİ ÇÖKÜŞ YAŞAYANLAR… KİMYASI BOZULANLAR… FİZİK-KİMYA İLİŞKİSİ…”

Milli Savunma Bakanı Akar’ın konuşmasında dikkat çeken ikinci husus, bir hedef belirleme ile ilgili.

PKK/YPG muhafazalarına karşı göndermelerle dolu bir mesaj bu aynı zamanda.

“PKK-YPG’nin fiziken özelliklerini gören destekçilerinin kimyasının bozulduğuna tanık oluyoruz. Fizik-kimya ilişkisi” sevkıyat bir beyan bu.

Adresin neresi olduğu da besbelli.

Yukarıda yürütülen harekatın hukuki zemininin meşru müdafaa hakkını elde edebileceği Birleşmiş Milletler 51’inci maddesinden söz etmiştik.

Yürütülen bu operasyonların bir başka güçlü zemini daha var.

O da şu:

2019 sonbaharında, Suriye’nin kuzey kesiminde, Türkiye sınırının 30 kilometre derinliğine kadar olan bölgede PKK/YPG mevcudiyetinin dışlanması hem ABD, hem de Rusya tarafından tutulan sözler vardı

Ancak her iki ülkeye de bulaştırmayı yerine getirmediler.

Türkiye’nin kendi güvenliğini kullanarak askeri harekat hatları dışında, bu işletimin korunması korumasına, hatta güçlenmesine göz yumuldu, o destek devam etti.

KREMLİN AÇIKLAMASINA DİKKAT!

Dün, Kremlin adına yapılan bir açıklama var.

Rusların Türkiye’nin askeri harekatına yaklaşımı bir dereceye kadar enteresan bir açıklama bu.

Kremlin bağıntısını şöyle bir cümleyle tercüme edelim:

“Rusya ve Türkiye’nin Suriye konusunda yapıları var ancak dostane davranışlara sahip yapıların bir şekilde tartışılmasına izin veriyor.”

Böyle bir ifadenin anlamı, çağrışımı ne acaba olabilir?

“İlişkilerin dostane mesajı” tür ifadelere Kremlin’den Türkiye ile ilgili yapılan açıklamalarda son dönemde daha fazla rastlamaya başladık.

Bu dili, 24 Şubat’ta bu yana Ukrayna işgali karşısında Ankara’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sergilediği güçlü politikayı ele geçirmek mümkün.

Peki, Suriye’de hava destekli bir kara operasyon yapılırsa Moskova’nın grupları bu defa nasıl olur?

Zira, 2018’de Afrin’e Zeytin Dalı harekatı yapılırken Türkiye’nin Suriye’nin hava sahasının kullanılmasına Rusların engellerinin alınması gibi bir örnek var ortada.

Aynı durum tekrarlanabilir mi?

İzleyip kalıplar.

.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *